Zaten kafam bi milyon olmuş nerden çıkardın ya behramcan eymiri ne güzel oturuyoduk....
yok yok iyi oldu çooook iyi oldu, bol virajlı mühye yolu, zifir karanlık, farların ışığı, suratında rüzgar, altında kükreyen motor ve en son suların dinginliği ve iştirakçisi alkol ve herbler.......
hani amerikan filmlerinde olurya (yada türk filmlerindeydi bulandım) beni buraya gömün der adam , benimde küllerimi bi yaz akşamı eymire serpiştirin valla yeminle, soora için bolca gülün kahkah, ağlayın üüü üüü, ama geri dönüşü muhakkak gene mühyeden yapın son sürat haaa birazda göle dökmeyi ihmal etmeyin alkolü, çişi gelen işesinde, ben ööle yaptım çünkü!
keşke sadece benim olsa eymir, sürekli boş olsa gürültü olmasa çadırı plaja kurup 1 hafta içsek ayılsak, sarsak ayılsak, içsek ayılsak........ galiba buda keşkeler havuzumda bi balık olmaya mahkum
şimdi kafam iyi, ışıkları kapadım kafamda 1 milyon düşünce, 1 cep keşke, 1 avuç lanet, 1 beyin dolusu pişmanlık, 1 tutam umut, 1 dirhem huzur ve 1 litre alkolle oturuyorum elimde gitarım bol drive derinden bi reverb, bu gece çok şeye gebe!
Bestekarda keyifle doymak ohhhhhhhhhhhhhh!
Efenim dün gece saat 2 gibi jeymıs kuktan ayrılan aç kafile ne yapsakta koko ve midye dolma/tava yesek diye kasar. Soora civarda bu hizmeti veren yer akla gelmeyince son çare işkence çorbası+kaşarlı köfte+beyin üçlemesine karar verir. (bayan arkadaşların ıyyyykkkkk lamalarına rağmen)
Hedef olarak seçilen Bestekar Rumeliye doğru hareket eden kafileden birileri tam rumeliye çökecekken anaaaa Profösör diye baarınca önce irkildik soora havalara uçtuk. Bize haber vermeden sinsi sinsi açmışlar profosörü eski hititin oraya yada daha eski gay mekanının oraya fütursuzca......
Hemen lokasyon değiştirildi, midye dolmalarrrr, tavalarrrrr, kokoreçler ohhhhhhhhhhhh missssss, bitmesin geceler, yaşasın profösörrrrr.

Yerim ben seni beeeaaaaaaaa
Hedef olarak seçilen Bestekar Rumeliye doğru hareket eden kafileden birileri tam rumeliye çökecekken anaaaa Profösör diye baarınca önce irkildik soora havalara uçtuk. Bize haber vermeden sinsi sinsi açmışlar profosörü eski hititin oraya yada daha eski gay mekanının oraya fütursuzca......
Hemen lokasyon değiştirildi, midye dolmalarrrr, tavalarrrrr, kokoreçler ohhhhhhhhhhhh missssss, bitmesin geceler, yaşasın profösörrrrr.
Yerim ben seni beeeaaaaaaaa
0
yorum
12.08.2009
Always
Budur işte özetim.
There is no place for me
And no one to set me free
There is no way to go
There is no place for me
Where it's warm and where I can be
At least there is no place that I know
Sometimes it's hard to see that you're running out of luck
Right now it's my own life I don't know
With everything I did I was the one who laughed
Yes I was always tall and smiled
Yes everything I did I thought would always last
And I felt always strong inside
There is no place for me
And no one to set me free
There is no way to go
There is no place for me
Where it's warm and where I can be
At least there is no place that I know
But I'm fine, I'm alright even though there's nothing left
'Cos what it means I'm sure will show
Somewhere along the way I lost the key for it
But I was always true inside
Somewhere inside myself I'm praying for a bit
Of what was always open wide
When I look around there's only broken glass I see
And everywhere I reach it's hurting me
Looking back I find there was not much how it should be
It's slowly killing me!
I got to go, kick all dust off my shoes
Take all that's good inside and turn it 'round
'Cos with everything I did I was the one who laughed
Yes I was always tall and smiled
Somewhere inside myself I'm praying for a bit
Of what was always open wide
ahanda linki
......
http://www.youtube.com/watch?v=uREoVm-tFSQ
There is no place for me
And no one to set me free
There is no way to go
There is no place for me
Where it's warm and where I can be
At least there is no place that I know
Sometimes it's hard to see that you're running out of luck
Right now it's my own life I don't know
With everything I did I was the one who laughed
Yes I was always tall and smiled
Yes everything I did I thought would always last
And I felt always strong inside
There is no place for me
And no one to set me free
There is no way to go
There is no place for me
Where it's warm and where I can be
At least there is no place that I know
But I'm fine, I'm alright even though there's nothing left
'Cos what it means I'm sure will show
Somewhere along the way I lost the key for it
But I was always true inside
Somewhere inside myself I'm praying for a bit
Of what was always open wide
When I look around there's only broken glass I see
And everywhere I reach it's hurting me
Looking back I find there was not much how it should be
It's slowly killing me!
I got to go, kick all dust off my shoes
Take all that's good inside and turn it 'round
'Cos with everything I did I was the one who laughed
Yes I was always tall and smiled
Somewhere inside myself I'm praying for a bit
Of what was always open wide
ahanda linki
......
http://www.youtube.com/watch?v=uREoVm-tFSQ
2
yorum
5.08.2009
Kahve Falı(m)?

Derler ya "fala inanma, falsızda kalma" diye ben "fala inan, falsız kal" cılardanım kendimi bildim bileli. Çevremdeki insanların fal sonuçlarını duydukça inanmaya başladım fala, bu bir yetenekmidir, önsezimidir, kozmik fantastik kuntastik bi olaymıdır bilinmez ama ben inanırım fala. Ama tabi hepte kaçarım faldan, tabiki benim dillere desten şansım yüzünden. Millete 3 vakte kadar para pul şan şöhret, 5 vakte kadar evlilik çıkar..............
bana 3 vakte kadar ölüm 5 vakte ayrılık düşer kesin. Neyse geçen hafta kozmik arkadaşım, sırt sıvazlayanım, poh poh pohpohlayanım canım arkadaşım epruuuuunun baskılarına dayanamadım ve ilk defa içtiğim kahvenin telvesiyle oynamaya fırsat kalmadan gerekli serenomi eşliğinde falımı kapattım. tabi ben falın soğuması esnasında okula gidip falın unuttuğum için kahve iyice yıllandı fincanda.
Akşama doğru büyük bir heyecanla aralanan fincandan süper haberler döküldü epruunu dudaklaru vasıtasıyla. Öyle 3 vakte para 5 vakte bi yol falan çıkmadı ama genede beni mutlu eden bisürü şey çıktı falda tabi eprunun bilmesi imkansız bazı şeyleride duymak beni bir kez daha tırstırdı ama genede duyduğum şeyler çok güzeldi.
Galiba artık insanların neden fala inanmayıp falsız kalamadıklarını anlıyorum. Ama ben genede fala inanmaya devam edicem galiba.
Not: resim netten alınmıştır, yani benim falın diildir ;)
2
yorum
9.07.2009
ODTÜ Bahar Şenliği
Merhabalar efenim baktım uzuncadır kimseler bişey yazmıyo, bizim de bahar şenliği yaklaşıyo haber vereyim dedim.6-7-8-9 Mayıs tarihlerinde odtü bahar şenliği var; gündüz ve akşam konserleri,topluluk gösterileri,oyunlar vs..Giriş ücretli değil ama kapıda sıkı aramalar oluyor, kimlik ve alkol aramaları bunlar.Odtü dışından gelmek onun için biraz sıkıntı ama motorlularda genelde sorun olmuyor.Onun için tüm süvarileri çarşamba başlayacak şenliğe bekliyorum=)
Not: Eğer kapıda sorun yaşarsanız beni arayın bi şekilde hallederiz..Ayrıca belki cuma günü bizim de bi konserimiz olcak gelin:D
Not: Eğer kapıda sorun yaşarsanız beni arayın bi şekilde hallederiz..Ayrıca belki cuma günü bizim de bi konserimiz olcak gelin:D
0
yorum
1.05.2009
I Want Out!

I want out, evet yeter yoruldum, sıkıldım, bıktım ve tükendim. O yüzden hocam I want out. İnsanların benden sürekli bişeyleri talep etmelerinden bıktım usandım. Hele birde ben bişey istemeyegöreyim ucuzlar pahalınır, kolaylar zorlaşır, mümkünler imkansız olur, nazın biri bin para olur. YETER! Kendimi yo-yo gibi hissediyorum artık; “at at, nasıl olsa ipi bende geri gelir”…………………….
Ben hayatı satranç gibi görmüyosam suçum ne? ailem, arkadaşlarım, işim, sevgilim benim için tek anlama geliyo “koşulsuz sevgi”. Anlayamadınız dimi?, merak etmeyin zaten anlamanızı beklemiyodum. Aslında benim için bu kadar basit yani biz satranç oynamıyoruz ki neden rakip oluyosunuz bana, neden hamleler yapıyosunuz sürekli şahımı devirmek için….. derdiniz buysa,istemeniz zaten yeter.
Ben hamleler yapamıyorum sizin gibi ööle şatafatlı 1o hamle sürecek, ben önümdeki yarattığınız tahtayı bile göremiyorumki 10 hamle soorasını göreyim. Ben hem sizin gibi şahımı korumuyorumki sıkı sıkı hemen sizin şahınızın yanına sürüyorum tek başına çırıl çıplakki tanışsınlar anlaşsınlar bir olsunlar diye, ama siz naapıyosunuz hemen aç kurtlar gibi saldırıyosunuz şahıma, aman ne mutlu hayatta 1 kişiyi daha yendiniz aferim kıçınız göğe ermiştir umarım.
Evet ben küçük düşünüyorum, hep küçük düşündüm ve düşünmeye devam edeceğim çünkü benim umutlarım, sevgim, hayallerim ve zekam çok büyük .
Biliyorum yarın sabah güneş gene doğacak ve ben onu kendimce gene selamlıyacağım, ama şu an karanlıktayım, soğuk, çıplağım ve deli gibi yaamur yağıyo ve ben şu şarkıyı bağırıyorum içimden avazım çıktığı kadar:
“From all lives beginning on
We are pushed in little forms
No one asks us how we like to be
In school they teach us what to think
But everyone says different things
But they’re all convinced that
They’re the ones to see
So they keep talking and they never stop
And at certain point you give it up
So the only thing that’s left to think is this
I want out... to live my life alone
I want out... leave me be
I want out... to do things on my own
I want out... to live my life and to be free
People tell me a and b
They tell me how I have to see
Things that I have seen already clear
So they push me then from side to side
They’re pushing me from black to white
They’re pushing till there’s nothing more to hear
But don’t push me to the maximum
Shut your mouth and take it home
cause I decide the way things gonna be
I want out... to live my life alone
I want out... leave me be
I want out... to do things on my own
I want out... to live my life and to be free
There’s a million ways to see the things in life
A million ways to be the fool
In the end of it, none of us is right
Sometimes we need to be alone
I want out... to live my life alone
I want out... leave me be
I want out... to do things on my own
I want out... to live my life and to be free
Kai HANSEN
0
yorum
30.03.2009
Kediş

Yıl 2005 kış ayları, yer H.Ü jeolojideki odam nam-ı diğer “Bülent Baba Tekkesi”. Koridorda öğrenci gürültülerinin arasında bir miyavlama duymak o dönemde çok alışılageldik bir hal almıştı. Pis, beyaz renkli göğsünün üstüne siyah gri lekeleri olan minik bir kedi oda oda dolanıp yiyecek bişeyler, sıcak bi kucak arıyor. Belliki ev kedisi, çünkü sokakta barınamamış, dışarı çıkamıyor. Doğaldırki benim labratuvarada düzenli uğramalar da o döneme rastlar. Bilen bilir ben aslen köpeksevergillerdenim, ama bu fıncır aklımı almayı odama girmek için gözlerime baktığı ilk gün becermişti. Güzel bir kuru mama üstüne içilen süt, ve kaloriferin yanındaki koltukta bir uyku, soora sahiple yada köleyle (bakış açısı) oynanan oyunlar kalbimide almasını kolaylaştırdı. Gel zaman git zaman birbirimize iyice alıştık, hatta bazen benle derse bile gelirdi sevimli kedişim. Kediş, evet adı buydu, kediş…. Bi nikolodyon kahramanı kediş ve köpişin yarısı, kediş olanı. Belki bi sürü ismi daha vardı ama o benim için kedişti.


Bir sabah odama gitmeden direk naçoya uğradım kahvaltı için, o yüzden geç kaldım odayı açmaya, nerden bilebilirdimki kedişimin suyunun geldiğini, koridorlarda inleye inleye beni aradığını. Neyse öğrencilerden haber geldi abi koş kedin bi tuhaf diye. Kedişim doğurmak üzere ama yer yok koridorda olmazzzzzz. Hemen açtım odayı götürdüm yatırdım yatağına, ikimizinde ilkti galiba çünkü ne yapacağımızı bilemeden öylece bakındık birbirimize. O elimi yaladı ben patilerini sevdim….. derken acı hemde büyük bir acı, kediş inledi ağladı ıkındı ve dünya güzeli 3 yavru doğurdu 2 saat içinde. Hepsini yaladı temizledi ve pes düştü, son kalan enerjisiyle beni yanlız bırakarak baba olmanın getirdiği salaklıkla. Korktum once yavruları elime almayım diye, çok duydum çünkü “insan kokusu sinerse hayvan yavruya bakmaz” diye nasyonal coorafikte. Ama kediş ööle diildi uyanır uyanmaz yavruları elime alışımı izledi mutlu mutlu, minnacık şipşirin şeylermiş yav bu kedi yavruları. (Bence savaş alanlarına uçaktan bomba yerine yavru kedi atılmalı, bir anneden doğan hiçbir insan evladı bunları mıncırmaktan savaşamaz.)Yavrular büyürken kediş kendine çeki düzen vermeye başladı, pırıl pırıl, dünya güzeli bir kediye dönüştü. Yavrular büyüdü serpildi ve kedişle beraber koridorlarda gezinmeye başladı, tabi sorunlarla birlikte. Ogüne kadar herkezin bildiği sevdiği ama bilmemezlikten geldiği kedi ailesi artık sorun olmaya başladı, insanlar rahatsız oldular ve ben bölüm başkanı odasına davet edildim herzamanki gibi. Neyse yavrulara zaten bakamıyacağımı biliyodum ama bazen insan dertlerini “erteleme” yoluyla çözmeye gidiyor. Hemen herkezi aradım ve bakıcı aileler buldum. Önce beyaz burun gitti, kedişe benzeyen, aileyle hala görüşürüm pek mutlular. Peşinden siyah diğer adıyla yoda gitti Kayanın stüdyoya Mosh dediler ona orda, 2006 yılı kışı kötü haberi geldi askerdeyken bana, karşıdan karşıya geçerken araba çarpmış, ölmüş………. Zarif mosh, tatlı mosh.

Elimde yeşil kalmıştı sadece....bide kedişim. Derken yeşilde tatlı bir ailenin parçası olmak için bıraktı bizi başbaşa, yola çıktığımız gündeki gibi; kediş ve ben. Peşinden askerlik ve okuldan ayrılmak bizi tamamen ayırdı kedişle. Gerçi okula gidiyordum sürekli bahane uydurup kedişi görmeye ama eskisi gibi değildi herşey. İyice sokak kedisi olmuş, naçoda masalara çıkıp yemek dileniyodu. Ama herzamaki gibi çoooook tatlıydı. Uzundur görmedim kedişi, okula gitmedim yada naço tarafına inmedim ama hep aklımdaydı, neyer ne içer nerelerdedir diye. Bu sabah bütün sorularımın cevabını aldım, kediş bölümün alt katında depoların orda son uykusuna yatmış.
Yok yok üzülmedim, ne üzülcem sonuçta pis bir sokak kedisiydi, yemeğimi yerdi sütünü içerdi çeker giderdi, istediği zaman gelir kendini sevdirir istediği zaman pençeleriyle ellerimi parçalardı. İstediği yere istediği zaman kabahatini yapar, pis pis miyavlardı. Ne üzülceem arkasından.
Kediş……………………………………………………………………………………………………………………………….
2
yorum
5.03.2009
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)