
2008 de garip bi şekilde geldi geçti, umarım 2009 bütün süvariler için umdukları gibi geçer.
Galiba klüp olarak çoğumuz SOA yı (sons of anarchy) izlemişizdir. Uzun bayram tatilinde diziyi yavaş yavaş ve sindire sindire bikaç kere izledim ve aslında basit bir MC nin öyküsünün altında belkide American History X benzeri bir örgünün olduğunu farkettim yada bana öyle geldi. Bence algısı açık insanların hele birde motor kullananlar gerçekten izlemesi gereken bir dizi olmuş umarım uzun sezonlar boyunca devam eder. Dizide özellikle essas oolanın meçhul babasının yazdığı notlar gerçekten çok etkileyici ilk 6-7 bölümde yakalayabildiğim monologları buraya koyuyorum umarım sizdede bikaç ampulün yanmasına vesile olur.
GİZEMLİ BABADAN YAVRUSUNA NOTLAR:
"Most of us were not violent by nature. We all had our problems with authority, but none of us were sociopaths.”
"We came to realize that when you move your life off the social grid, you give up the safety that society provides.”
"On the fringe...blood and bullets are the rule of law, and if you're a man with convictions, violence is inevitable."
“When we take action to avenge the ones we love, personal justice collides with social and divine justice. We become judge, jury and God. With that choice comes daunting responsibility. Some men cave under that weight, others abuse the momentum. The true outlaw finds the balance between the passion in his heart and the reason in his mind. His solution is always an equal mix of might and right."
Buda gene diziden fakat küçük bir araştırma yapıp tamamını buldum
“The first time I read Emma Goldman (bknz. Notlar)
"Anarchism, stands for liberation of the human mind and the dominion of religion. Liberation of the human body from the dominion of property. Liberation from shackles and the restraint of government. It stands for social order based on the free grouping of individuals.”
The concept was pure, simple, true. It inspired me. Lit a rebellious fire. But ultimately, I learned the lesson that Goldman, Proudhon (bknz. Notlar)and the others learned: that true freedom requires sacrifice and pain. Most human beings only think they want freedom. In truth, they yearn for the bondage of social order, rigid laws, materialism. The only freedom man really wants is the freedom to be comfortable.
Peki nedir bu anarşizm dedikleri die soran olursada işte bir iki basit bilgi.
Anarsizm, toplumsal otoritenin, tahakkümün, erkin ve hiyerarsinin tüm biçimlerini bertaraf etmeyi savunan çesitli politik felsefeleri ve toplumsal hareketleri tanimlayan sosyal bir terimdir. Anarsi, her kosulda her türlü otoriteyi reddetmektir. Bu hareketler, merkezi politik yapilar, üretim araçlarinin özel mülkiyeti ve ekonomik kurumlar yerine toplumsal iliskilere dayanan gönüllü etkilesim ve özyönetimi savunur, özgürlük ve otonomi ile karakterize edilen bir toplumu arzular. Bu felsefeler, anarsi terimiyle özgür bireylerin gönüllü etkilesimine dayanan bir toplumu, bireylerin ve topluluklarin alinan kararlardan etkilendikleri ölçüde söz sahibi olmasi düsüncesini ifade eder.
Zorlayici kurumlara ve toplumsal bazli hiyerarsilere karsi olmak anarsizmin asli ilkelerindendir ve ayrica anarsizm gönüllülüge dayanan bir toplumun nasil isleyecegi konusunda olumlu bir görüsü ifade eder. Anarsist felsefeler arasinda hatri sayilir bir çesitlilik vardir. Siddetin anarsizmdeki yeri, ne tür bir ekonomik sistemin olmasi gerektigi, çevre ve endüstriyalizm hakkinda sorular ve diger hareketlerde anarsistlerin rolleri gibi farkli alanlarda çesitli görüsler bulunmaktadir. Anarsist akimlar bu nedenlerle birbirlerinden çok farkli ve hatta karsi olabilirler. Örnegin anarsist komünizmin yani sira Hiristiyan anarsizmi gibi anarsist akimlar da mevcuttur.
Notlar:
Emma Goldman: Rusya doğumlu teyze amerika ve avrupada anarşizm kavramının gelişip yayılmasında büyük bir rol oynamıştır. Anarşizm düsturunda oldukça önemli bir isim.
Pier Joseph Proudon: kendini ilk defa anarşist olarak niteleyen adam. Konu hakkında kitaplar yazan bi araştırmacı.
Sembol olarak kullanılan daire içindeki A ise en çok bilinen sembollerdendir. A anarchy i temsil etmekte olup O ise order(düzen) anlamındadır. İkisi bir arada anarchy is order anlamına geliyoki buda Proudonun ilk sözlerinden biri. Aslında ilk zamanlar kırmızı veya siyah flamalar kullanılmış sembol olarak fakat 70li yıllarda punk akımı ile çember ve A sembolü popüler olmuş ikonik bir imge halini almıştır..





“Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet hayattır.
Birçok babanın korkusu oğlunun motosiklete binmesidir.Ölümden ve başka her türlü tehlikeli durumun çocuklarının başına gelmesinden korkarlar.
Benim senin başına gelmesinden en çok korktuğum şey ise hayatın zevklerini almadan yaşayan bir eğreltiotu olmandır.
Eğer yapmak istediğin şey orada duruyorsa ve aranızda bir tehlike dikilmişse, senin yapman gereken o tehlikeyi bertaraf edip, istediğin şeye ulaşmaktır. İşte bunu yapamazsan hayatın ancak bir eğreltiotununki kadar heyecanlı olabilir.
Motosiklete bin oğlum, ama dikkat et, Motosiklet tehlikelidir.
O tehlikenin üzerine aptal gibi gitme. Unutma Sun Tzu der ki; “kötü komutanlar önce savaşa girer, sonra nasıl kazanacağını düşünürler; iyi komutanlar önce nasıl kazanacağını bulmadan savaþa girmezler”.
Önce viraja girip de sonra nasıl çıkacağını düşünen aptallardan olma.
Tehlikeleri en küçüğüne kadar bertaraf et. Hep tam koruma kullan, bakımsız motorla yola çıkma, alkollü ya da yorgun binme, kafan bozukken taksi tut, bilmediğin yolda risk alma, diğer araç sürücülerinden köşe bucak kaç.
Tehlikeleri nasıl dibine kadar bertaraf edeceğini bilemiyorsan sakın motosiklete binme, çünkü o zaman bu işi beceremezsin demektir.
Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet aşktır. Sadece kızlardan bahsetmiyorum, motosiklet macerası yaşam aşkıyla doludur.
Güneşi batıracağın yeri bilmek, üzerinde yaşadğıın toprakları karışı karışına gezmek, her yaş ve meslekten insanla yolunu paylaşmak ve bindiğin makinenin üzerinde sanki çığlık atarmış gibi kopup gitmek, hayatı dibine kadar yaşamak, ancak bu araçla mümkündür.
Motosiklet macerasının içinde yaşam aşkı olmayan insanların tek yaptığı ise teknik detayları birbirlerine anlatarak kocaman, yararlı ama sıkıcı bir ansiklopediyi yaşayıp gitmektir.
Aşkın ucunu bırakma, heyecanlı ve renkli ol, sıkıcı olma. Sıkıcı olacaksan arabaya binip, hafta sonları futbol, akşamları ana haber seyrederek yaşayabilirsin, motosiklete ihtiyacın yok.
Günü yakalamayı bil oğlum, motosiklet senin yaşama enstrümanındır.
Kızlardan bahsetmiyorum dediysem, o kadar da demedim tabi. Hani bazen bej bir Keeway üzerinde kırmızı kaskla kuğu gibi giden kamuflaj şortlu bir kız görürsün ya? Git yanaş, merhaba de ona. Seni terslerse, kıza efendi gibi bir selam çakıp gazla bana gel, ensene bir tane patlatayım, sonra bira içmeye gideriz. Hayatı böyle yaşayacaksın işte, öküz gibi, ödlek gibi değil. Hem efendiliğini bozmayacaksın, hem de çılgınlığını koruyacaksın.
Ha hoşlandığın bir kız mı buldun? At motorunun arkasına,Asos'a götür onu, Akçay’ın sularıyla yıka. Can Yücel’in en sevdiğin şiirlerini okurken batan güneşi izlet ona, Domuzbükü’nde yıldızları ört üstüne uyusun. Sonra bu macera için bana teşekkür edeceksin.
Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet isyandır.
İnsanlık tarihi popüler kültürler ve onlara tepkiyle gelişen kültlerle doludur. Rock tarihi, 68 kuşağı, Avrupa bohemleri, Beatnick’ler hep aynı heyecanla tutuştular. Bugün bu ateş bir miktar sönmüş görünse de sen buna aldanma. İnsanoğlunun doğasında isyan vardır ve motosiklet bunun dışa vuruluş şekillerinin en güzellerinden biridir. Motosiklet bir ulaşım aracı değildir, bir isyan aracıdır, bunu kafandan çıkarma.
Hayatın rutinlerine dikkat et oğlum. Efendi ol ama içindeki serseriyi korumayı bil, akşam eve gelince takım elbiseni çıkarıp deri montunu giy.
Her zaman kravatın olabilir ama hiç yuların olmasın, her zaman bir patronun olabilir ama hiç efendin olmasın. Eğer seni zincirliyorlarsa o patronu, arkadaşı ya da sevgiliyi dehleyip, kravatı çöz, kol saatini fırlatıp at, gemileri yakmayı bil.
Hayatımda tanımaktan keyif aldığım insanların neredeyse hepsi, günü geldiğinde hayatında radikal değişiklikler yaparken gözünü kırpmamış insanlardır.
Ve bu insanların neredeyse hepsi motorcudur.
Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet dostluktur.
Bir motosiklet grubuna mutlaka gir. O Motosiklet grubunun içerisindeki bir kavgaya ise asla girme. Unutma ki insanın olduğu yerde sevgi de vardır, kavga da vardır. Toplumdan soyut yaşama, yolu paylaş. Ama kimliğini de kaybetme, yolunu şaşırma. Toplumun içinde dur, ama tek başına ayakta dur, sonuçta yol yalnız senin yolundur unutma.
Herkesle konuştuğun gibi, her tip motora da bin, tutucu olma. “Chopper gitmiyor, dönmüyor” diyenleri takma, altındaki V motorun ritmiyle dans etmeden isyanın ruhunu anlayamazsın. Sıkı bir enduroyla off-road yapmadan doğaya fazla kavuşamazsın. İbrende bir kez olsun 200′leri görmeden de adrenalin seni ilk defa içki içmiş 15 yaşındaki kız gibi sarhoş eder durur. Herkesi dinle ama hiç kimseye kulak asma. Motosiklet türlerinin her biri farklı amaçlarla üretilmiştir, birini seçeceksen seç, ama hepsiyle barışık ol, hiçbirinin fanatiği olma.
Motosiklete bin oğlum, çünkü ben hep motosiklete bindim.
Ve şu hayatımda yaptığım en iyi şeylerden biri bu. Tek bir dakikasından bile pişman değilim ve iyi kötü her maceramın kıymetini bildim.
Hayatta öğrendiğim birçok şeyi bu iki tekerlekli cansız makineden öğrendim.
Motosikletle yaşa oğlum ve aradan yıllar geçerse ve ben motosiklete binemeyecek durumda olursam, gel bana maceralarını anlat, nereleri keşfettiğini, kimlerle hırlaştığını, kimlerle dost olduğunu, hangi şarabı kiminle içip, hangi güneşi nerede batırdığını..
Eğer ben ölmüşsem de çok önemseme. Motor üzerinde ölmüşsem neden pişman olmadığını anlayacak tek kişi sen olacaksın.
Sana bırakacağım en büyük miras, işte bu hayat rehberi, motosikletli hayatın ta kendisidir.
Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet hayatın ta kendisidir. “
Bayan motor kullanıcısı olarak, bayanlar için motorcu kılavuzu yazıyorum blog'uma... biraz geyik, biraz ciddi... buyrunuz linkler:
http://ekinklch.blogspot.com/2008/09/bayan-motor-kullanma-klavuzu-2.html
http://ekinklch.blogspot.com/2008/08/bayan-motor-kullanma-klavuzu.html
ekn.
Fermuar Modeli
Copyright © 2008 Happy Happy Bulloween | Design by Styleshout, Template Blogger by Blog and Web